Friday, February 13, 2009

seçim toto başlıyoooor...

seçim toto oynayalım bakalım bir:

bence, belediye seçimlerinde ciddiye alınabilecek bir değişiklik olasılığı fazla değil. istanbul'da şişli beeeelki sarıgül'ün elinden kayabilir ama mevcut rekabetten ziyâde, tayyib efendi hazretlerinin cazibeleri sonucu. yine de pek muhtemel değil.

cumhuriyet halt fırkası seçim meçim kazanmak istemediği için, artık yeni bir yüz aramaya başlayan ankara'da karayalçın gibi küflü bir asosyal aday ile ortaya çıktı ve her yönüyle tükenen melih gökçek'e en kıyağından bir tâze kan nakli ısmarladı. alternatif yokluğunda izmir aziz kocaoğlu'nun olur. gerçi esamisi okunur mu bilmem ama, taşra sınıfında da, meselâ bizim bodrum, mazlum ağan'da kalır. adana akp'nin olur, aytaç durak da kendine başka eğlence arar... falan da filan...

esas ölçüt tabii; il genel meclisi sonuçlarıdır işin rengini o belli eder.

bence tayyib efendi, gülsuyu ve şürekâ, zâten istatistikleri zorlayan bir doruk olan 22 temmuz oranlarını koruyamaz. halt partisi artık halt etmekten bile aciz hale düştüğünden çaresiz milletim başka seçenek bulamayacağı için, oy kaybı fazla olmaz ama a-ke-pe yine de yüzde 40ın (ucu ucuna da olsa) altında kalır. davos efelenmeleri, susuz köyde çamaşır makinesi dağıtmalar falan da yelkenleri o kadar uzun süreli şişirmez. duygusal manipulasyon anında işe yarar, olay tartışılıp, ölçülüp-biçilmeye başlarsa, mantık (1) egemen olur.

tayyib efendi, gülsuyu ve şürekâyı asıl sarsacak olay bellidir: ekonomik gidişatın vehameti. ancak, kimse de abartmasın... iktisadiyat, neticede rasyonel akılcı tahlil gerektiren bir ilimdir. iktisadî davranış ise tamamen psikolojiktir. ikinci şık dolayısıyla, bilhassa üçbuçukuncu dünyada homo ekonomikus asla "homo sapiens ekonomikus" (2) sûretinde zuhur etmez. bu da demektir ki, ekonomi verilerini depreme uğratan bozulma, anında bir tepki, bir aks-ül âmel olarak oy vermeye yansımaz.

özetle, iktisadî durumdaki kötüleşme de tayyib efendi, gülsuyu ve şürekânın oy oranını paldır küldür alaşağı etmez ama yükselmesini önler, bir miktar da düşürür. a-ke-pe lehine bu tablo da, hatırı sayılır ölçekte yine halttan dahi aciz cumhuriyet halt fırkasının ve hâlâ vatan, millet, sakarya ve şahadet edebiyatı ile siyaset yapan boz'kurtların hiç bir şekilde kendi kemik kitleleri dışında kimseye alternatif sunamamayı becererek siyasî hayatımıza kattıkları renklerle epeyce bezenmiştir.

geriye, seçmenin son seçimden bu yana ampulun ışığından ne kadar kâm almaya devam ettiği ya da kendini biraz da olsa karanlığa düşmüş hissedip etmediği (3) sorusu kalmaktadır ki, anlayabildiğim kadarı ile son göstergeler tayyib efendi, gülsuyu ve şürekânın toplumsal ibresinin "güven ve memnuniyet"ten "tedirgin bir onay ve alternatif yoksunu mecburiyet"e dayanan tercih seviyelerine doğru inmekte olduğuna işraet etmektedirler.

bulunduğum yerden, bir buçuk ay sonrasına doğru göstergeler a-ke-pe için yüzde 38-39 civarında oy potansiyeli dolaylarında karar kılmaktadırlar. denize düşenler yılan yerine deniz baykal'a sarılırlarsa, halt fırkası yüzde 22-23, asena'nın rehberliğinde ergenekon'dan çıkıp, anadolu'da beslenen kahraman millîci partimiz de yüzde 17 oy toplayabilirler.

hemen belirteyim, bu bir ilk tahmin olup, meteorolojinin hava raporlarından daha güvenilir falan değildir. elbet, garfucius aklına estikçe yeni tahminlerde bulunup burada zikr edilen oranları da değiştirebilir. ciddî oynamalar beklenmemekte ise de, burası üçbuçukuncu dünyadır, oy da çukabülüüüür, ayu da çukabülüüür. tek ortak menfaatimiz, ne çıkarsa sandıktan çıkmasıdır.

------
(1) "mantık" ile "rasyonel aklıcılık" arasında ciddî fark vardır, anımsatayım
(2) "bilen" (sapiens) homo ekonomikus
(3) a-ke-pe'nin akhilleus topuğu, her sokakta afişlerin yanında duran satılık-kiralık ilanları ile kapalı kepenkler olduğuna göre, bu hissiyat önemlidir ama her şeye rağmen güven veren bir başka seçenek bulmadıkça neticeyi çok değiştirmez.
(3)

No comments: